Son Yazılar

Son Yazılar
Browsing Category "Yaşam"

Bulgur, Vegan dostu bir yiyecek

- 3 Eylül 2020 Perşembe No Comments
Çok lezzetli bir tahıl olmasının yanı sıra çok sağlıklı da bir gıda olan bulgur, Veganların tercih ettiği yiyeceklerin başında geliyor.

Et tüketmemenin yanında ayrıca hayvanların ürettiği yumurta, süt, bal vb. ürünleri de yemeyen Veganlar, hayvansal beslenme ürünlerine muadil yiyecekleri tercih ediyor. Bakliyatın çokça kullanıldığı mutfağımızda protein içeren lezzetli tarifler bulmak hiç de zor değil.

Bu nedenle çok lezzetli bir tahıl olmasının yanı sıra çok sağlıklı da bir gıda olan bulgur, Veganların tercih ettiği yiyeceklerin başında geliyor. Vegan dostu bir yiyecek olan bulgur, yüksek protein, lif ve B vitaminleri bakımından zengin, aynı zamanda düşük glisemik indekse sahip.

Duru Bulgur olarak Veganlara yemek yerken kendilerini mutlu ve huzurlu hissedecekleri üç nefis yemek öneriyoruz. Üstelik bu yemekler yüksek protein, lif ve B vitaminleri bakımından zengin, aynı zamanda düşük glisemik indekse sahip bulgurla hazırlanıyor.

Keyifle tüketmeniz dileğiyle…

Duru Bulgur'dan Vegan Tarifler

Bulgurlu Sakız Kabağı Dolması Tarifi


Malzemeler:
1 Bardak Başbaşı Bulgur
3 Bardak Su
½ Çay Kaşığı Deniz Tuzu
4 Adet Yaz Kabağı
1 Adet Soğan
1 Çay Kaşığı Susam Yağı
1 Yemek Kaşığı Riviera Zeytinyağı
1 Çay Kaşığı Taze Nane
1 Çay Kaşığı Taze Fesleğen
1 Çay Kaşığı Doğranmış Maydanoz
1 Yemek Kaşığı Ayçiçek Yağı

Bulgurlu Sakız Kabağı Dolması Hazırlanışı:
Kabakların üst kısımlarını keserek kapak hazırlayın ve içlerini oyun.

Bulguru su ve tuzla suyunu çekene kadar yaklaşık 15-20 dakika pişirin.

Oyduğunuz kabaklardan sadece birinin içini, soğanla birlikte ince ince kıydıktan sonra susam ve ayçiçek yağı karışımından sote edin.

Pişirmiş olduğunuz bulgurla karıştırın, baharatları ekleyin ve hazırladığınız harçla kabakların içini doldurun.

Kestiğiniz kapaklarla dolmaların üzerini kapatın, aksi halde bulgurlar yanar.

Kabakların her tarafını fırça yardımıyla yağ sürün ve 300 dereceye ayarlanmış fırında 45 dakika pişirin.

Afiyet olsun.

Baharatlı Elmalı Bulgur Tarifi

Malzemeler
2 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
1 Adet Orta Boy Soğan (doğranmış)
1 Diş Sarımsak (doğranmış)
2 Çay Kaşığı Ezilmiş Taze Zencefil
1 Bardak İri Pilavlık Bulgur
1/4 Çay Kaşığı Tarçın
3 Bardak Tavuk Suyu
1 Adet Orta Boy Elma
1/2 Bardak Kuru Sarı Üzüm

Baharatlı Elmalı Bulgur Hazırlanışı:
Zeytinyağını orta sıcaklıkta ısıtın. Soğanı, sarımsağı ve zencefili ekleyin. Soğanlar yumuşayana kadar 5 dakika karıştırarak pişirin. Bulguru ekleyin ve kızarana kadar 3 dakika karıştırın.

Tarçını ve tavuk suyunu ekleyip kaynamaya bırakın. Ocağın altını kısın, kapağını örtün ve bulguru yumuşayıp suyu çekilene kadar 15 dakika kaynatın.

Bu arada son olarak elmayı dilimleyin. Elma ve kuru üzümleri bulgurun içine karıştırın, kapağı örtün ve 2 dakika kadar daha pişirdikten sonra ocaktan alın.

Afiyet olsun.

Virüslere Karşı Güvenli Gıda

- 10 Nisan 2020 Cuma No Comments
Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsten (COVID-19) korunmak için kişisel hijyen ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi kadar, tüketilen gıdaların güvenilirliği de büyük önem taşıyor. 

Uzmanlar, gıda güvenliği konusunda yapılan hataların önemli sağlık sorunlarını da beraberinde getirdiği konusunda hemfikir. Sabri Ülker Vakfı, bilimsel veriler ışığında gıda güvenliği konusunda alınması gereken önlemlere dikkat çekiyor:

Yumurtayı kullanmadan önce yıkayın

Tüketilecek taze meyve ve sebzelerin bol suyla yıkanması, yemeklerin uygun sıcaklıklarda yeterince pişirilmesi enfeksiyonların önüne geçmeye yardımcı olabilir. Yiyecekler hazırlarken, pişirilirken ve servis edilirken ellerin temiz olması çok önemli. Besine ve besin hazırlarken kullanılacak gereçlere dokunmadan önce ellerinizi akan ve tercihen el dayanır sıcaklıktaki su altında, sabunla en az 20 saniye süreyle yıkayın. Çiğ et, tavuk, yumurta ve balığa dokunduktan sonra ellerinizi mutlaka yıkayın. Buzdolabından alınan yumurtanın kullanılmadan önce yıkanması gibi temel yaklaşımlar önemlidir.

Meyve ve sebzeler için akan suyu kullanın

Meyve ve sebzeleri akan su altında iyice yıkayın. Gerekirse yıkama fırçası kullanın. Sebze ve meyve yıkamak için deterjan veya sabun kullanmayın. Tercihen sirke kullanılabilir.

Çiğ etler için kullanılan malzemeleri iyice temizleyin

Çiğ kırmızı et, tavuk veya balık, yumurta gibi bulaşma riski yüksek potansiyel riskli besinler için kullanılan bıçak, kesme tahtası, tabak gibi gereçleri iyice yıkamadan başka yiyecekler için kullanmamalısınız. Çünkü bu besinlerde bulunan besin kaynaklı bakteri ve/veya hastalık yapabilecek patojenler, diğer yiyeceklere kolayca bulaşabilir ve hastalıklara yol açabilir.

Açıkta satılan gıdaları tercih etmeyin

Besin güvenliğinin sağlanması konusunda bir diğer önemli konu besinlerin tedarik aşamasıdır. Açıkta satılan besinlerin satın alınmaması, ambalajlı besinlerin tercih edilmesi, ambalajın bozulmamış, yırtılmamış olmasına dikkat edilmeli. Hijyenin en etkili önlem olarak ortaya çıktığı bu dönemde, tüketime sunulan gıdaları her türlü çevresel riskten uzak tutan, koruyan ambalajlı gıdaların tüketiminin önemi unutulmamalıdır. Sağlığımızı tehdit eden her türlü virüs, bakteri, küf ve mayanın üreme, bulaşma ve yayılma riski açıkta satılan gıdalarda yaygınlıkla görülmektedir.


Çocukları taze meyve ve sebze yemeye teşvik edin


Meyveler ve sebzeler, yeterli ve dengeli beslenmenin olmazsa olmazıdır. Vücut için gerekli besin öğeleri zamanında ve yeterli miktarda alınmadığında hastalıklara karşı direnç azalır, hastalığın tedavisi uzun sürer. Taze meyve ve sebze tüketiminin bağışıklık sistemini desteklediği, böylelikle hastalıklara karşı koruyucu etkisi olduğu biliniyor. Çocukları taze meyve ve sebze yemeye teşvik edin. Yetişkinler de gün içinde ara öğünlerde taze sebze ve meyveleri tüketmelidir. Ayrıca sağlık için hareketli bir yaşam temel alınmalıdır.

KAYNAKLAR

1) https://www.eatright.org/homefoodsafety/safety-tips/food-poisoning/10-common-food-safety-mistakes , Nisan 2019
2) Gıda güvenliği. http://ato.org.tr/bilgi/hekimler-icin-guncel-tibbi-bilgiler/detay/35. Erişim: 9.6.2012.

3)WHO, 2013; http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs330/en Nisan 2019
4) Bilici,S., Uyar,F., Beyhan,Y., Sağlam,F. (2012). Besin Güvenliği. T.C.Sağlık Bakanlığı Yayını. 2.Basım. Ankara. http://www.fao.org/food-safety/en

5) Onur, N., Sarper, F., & Onur, F. (2017). Farklı sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin sebze-meyve tüketim durumları. Journal of Tourism and Gastronomy Studies, 5(1), 105-123.

6) Türkiye'ye Özgü Beslenme Rehberi, 2004

'Mutsuzum' diyen köy tavuğu yesin!

- 24 Şubat 2020 Pazartesi No Comments
Çağın vebası haline gelen depresyon birçok hastalığı da tetikliyor. Peki, bununla nasıl savaşabiliriz? 

Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hatice Sultan Kirişci sinire, mutsuzluğa iyi gelecek besinleri anlattı, "Beslenmenizde yapacağınız küçük değişikliklerle depresyon belirtilerinizin azaldığını göreceksiniz" dedi.

'Mutluluğa giden yol mideden geçiyor' desek pek de yanlış olmaz. Çünkü depresyon ile beslenme orantılı bir şekilde ilerliyor. Bazı insanlar depresyona girdiğinde yemeden içmeden kesilirken bazıları da normal zamana göre 3-4 kat daha fazla abur cubura yöneldiklerinde rahatladıklarını düşünürler. Her iki durumda da beslenmenizde yapacağınız küçük değişikliklerle depresyon belirtilerinizin azaldığını göreceksiniz.

İŞİN SIRRI 'B' VİTAMİNİNDE…

Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hatice Sultan Kirişci, sizi ruhen ve bedenen rahatlatacak formüller verdi. İşte mutlu eden besinler:

Köy Tavuğu: İçerisindeki B6 vitaminini sayesinde mutluluk hormonu dediğimiz seratonin ve dopamin hormonunun aktif hale gelmesine yardımcı oluyor.
Elma: Elmanın İçerisinde bulunan B vitamini, fosfor ve potasyum sayesinde insan vücudunda zarar görmüş hücrelerin onarımına yardımcı oluyor. Bu sayede hücreler onarıldığı için depresyonu önlemede yardımcıdır.
Kuşkonmaz: Depresyonun etkilerinden biri olan düşük folik asit seviyesinin yükselmesine yardımcıdır.
Balık yağı: Yapılan çalışmalar depresyonda olan kişinin omega 3 seviyelerinin düşük olduğu gösteriyor. Beynin ve vücudun rahatlayabilmesi için omega 3 alımı çok önemlidir. Omega 3 en fazla balık yağında bulunur.

KAHVALTIDA EKMEK-REÇEL ENERJİYİ AZALTIR

Herkesin dilinde ve doğru olan bir klişe var ki, o da en önemli öğünümüzün kahvaltı olmasıdır. Kahvaltı uzun saatler aç kalmış olan vücudun beynin işlevini yerine getirebilmesi, kişinin gün içerinden daha aktif olabilmesine yardımcı olan en önemli öğündür. Eğer kahvaltıda şeker oranı yüksek; beyaz ekmek kızarmış patates, reçel, poğaça börek gibi besinler tüketirseniz, o anda mutluluk duyduğunuzu zannetseniz de kan şekeriniz anlık olarak hızla yükselirken, sonra aynı hızda da düşer. Kan şekerinde böylesine bir ani dalgalanma sonucunda hem kilo alımınız başlar hem de kan şekerinizde düşüş yaşadığınız için halsizlik, yorgunluk ve asabiyet oluşabilir.

TÜRK KAHVESİNİN YANINDA HURMA

Sürekli tatlı krizi yaşıyorsanız eğer gün içerisinde kan şekerinizde ani dalgalanmalara neden olacak şeker oranı yüksek besinleri kontrolsüzce tüketiyorsunuz demektir. Genellikle az az sık sık beslendiğiniz, yediğiniz besinlerin miktarını ayarladığınız ve en önemlisi kan şekerinizi birden yükseltip sonrasında düşürecek besinler tüketmediğiniz sürece tatlı krizi çok fazla yaşamazsınız. Genellikle şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları gündüz vakitlerinde tüketmenizde fayda var. Ama aslında tatlı krizinizi kesmenize de yardımcı olacak en güzel besin hurmadır. Günlük ikindi ara örgünüzde şekersiz Türk kahvesinin yanında 3-4 adet hurmanın yanında ceviz, çiğ badem ya da fındıkla gönül rahatlığıyla tüketebileceğiniz bir ara öğün tercih edebilirsiniz.

RAHAT BİR UYKU İÇİN TARÇINLI SÜT İÇİN

Günlük beslenme planını oluştururken kişinin yaşam durumu, boyu, kilosu, fiziksel aktivite düzeyi, tahlil durumları gibi birçok parametreyi değerlendirdikten sonra önerilerde bulunuruz. Bazı kişiler günlük ara ve ara öğünlerle birlikte toplam 3-4 öğün tüketirken bazılarının günde 5-6 öğün tüketmesinde fayda vardır. Ne kadar öğün tüketirseniz tüketin, en son yapacağınız öğünün yatmadan 3 saat önce bitmiş olması gerekiyor. Yapacağınız ara öğünü genellikle hafif geçirmenizde fayda vardır. Örneğin, 1 porsiyon meyve, kepekli galeta, 1 avuç içi kadar leblebi tüketebilirsiniz. Daha hafif geçirmek istiyorsanız, 1 bardak tarçınlı süt, cacık, yoğurt ya da içine istediğinizi meyveyi katabileceğiniz meyveli bir yoğurt yapabilirsiniz.

Burcunuza göre gelinlik seçimi

- 19 Şubat 2020 Çarşamba No Comments
Gelinler için en zorlu seçim şüphesiz ki gelinlik seçimidir. Birçok model içinde boğuluyor ve karar vermekte zorlanıyorsanız burcunuzu dinleyerek işinizi kolaylaştırabilirsiniz. 

Astroloji platformu Moyra, gelinlik seçiminizde sizlere pusula oluyor. İşte burçlara göre gelinlik modelleri…

Sade ve iddialı Koç burcu gelini

Koç burcu kadını iddialı ama sadedir. Asla rahatlığından ödün vermez. Bir Koç kadını düğününde yürümekte zorlanacağı bir etek modeli seçmek istemez. O nedenle Koç burcu kadınına düz kesim gelinlik modeli tercih etmesini öneriyoruz. Büyük taşlar, boncuklar ya da prenses kesim gelinlik modeli değil, abartılı olmayan ama şıklıktan da taviz vermeyen gelinlik modeli sizin için ideal.

Feminen Boğa burcu gelini

Boğa burcu kadınının odak noktası doğal güzelliğidir. Bu nedenle abartılı seçimlerden kaçınır. Boğa kadını, gelinlik seçiminde kadınsı yönünü ön plana çıkartacak balık kesimli ve hafif dekolteli bir seçim yaparak geleneksel tavrından da ödün vermeyecektir. Gelinlik kumaşlarının vazgeçilmezi danteli gelinliğin neredeyse bütününde kullanarak geleneksel bir hava yakalar, düşük omuzlu ve transparan sırt dekolteli bir tercih yaparak da abartılmamış ama iddialı bir görünüme sahip olabilir.

Enerjik seçimleriyle İkizler burcu gelini

Ruhu adete desen desen olan İkizler gelini, sade ile hareketli gelinlik modelleri arasında gidip gelir. Seçim aşamasında hep aklı diğerinde kalacakmış gibi hisseden İkizler burcu kadınına en uygun gelinlik modelleri onun enerjik yapısına uygun hareketli etek kesimine sahip olan modellerdir. O nedenle İkizler burcuna minimal detaylı, etekleri de her hareketinde onunla birlikte coşkuyla uçuşan kıpır kıpır bir gelinlik modeli öneriyoruz. İkizler için rahatlık da önemli olduğu için sürekli kontrol etmesi gereken straplez model yerine askılı bir seçim yapması daha ideal.

Zarif ve romantik Yengeç burcu gelini

Rüya gibi bir gelin olmanın hayalini kuran duygusal Yengeç kadını mutlaka dantel kumaştan tasarlanmış bir gelinlik modeli seçmeli. Naifliğini ve güzelliği yansıtan tül ve dantelin mükemmel uyumundaki gelinlik modelleri tam olarak Yengeç gelinine göre. Öyle ki üst bedeni dantel, alt kesimi ise tül olan prenses kesim gelinlik modelleri ile tam olarak hayalini kurduğu unutulmaz güzellikte bir gelin olabilir. Yaka detayında ise romantik bir görünüm için düşük omuzlu modellerden bir tercih yapmalı.

Gösterişli ve iddialı Aslan burcu gelini

Bir Aslan burcu gelinini asla düz kesim ya da sönük bir gelinlikle düşünemezsiniz. Prenses veya A kesim gelinlik modeli dışındaki etek kesimleri Aslan burcunun şanına layık değildir. Düğün günündeki iddiasını dantelin verdiği romantik dokunuşla vurgular. Tabi ki derin bir dekolteyi de ihmal etmez. Düğün mekanına girer girmez bırakacağı ilk izlenimin öneminin farkında olduğu için de parıltılı bir taç takabilir.

Detaylarıyla Başak burcu gelini

Bir Başak kadını her zaman detaylara önem verir. Onun gelinliği tüm detaylarıyla birlikte mükemmel işçilik, kusursuz ve klas bir görünüme sahip olmalıdır. Bıçak gibi keskin bir duruşa sahip bir gelinliğe aşık olabilir. Hem sadelik ister hem de ışıltılı detaylar arar. Fakat bu ışıltıyı gösterişli bir şekilde değil, zarif bir şekilde gelinliğine yansıtacaktır. Başak gelinine kusursuza en yakın görünümü yakalayacağı ipek tafta kumaştan tasarlanmış sırt dekoltesinde işlemeler olan yarım balık kesim gelinlik modelini öneriyoruz.

Zarafetiyle Terazi burcu gelini

Terazi burcu kadını da hep gelinlik giyeceği günün hayalini kurduğu için kabarık etekli gelinlikler ve dantel detaylar onun için vazgeçilmezdir. Üst bedeni dantel ve belden itibaren kabarık model olan gelinliğinde mutlaka romantik bir dokunuş olan fiyonga yer verir. Ya uzun ya da truvakar kollu bir gelinlik tercih eder. Fakat uzun saatler sürecek düğünde gelinliğin kollarından sıkılabileceği için seçimini çıkartılabilir üstlerden yana da kullanabilir. Terazi burcu gelini o özel gün için hayalini kurduğu her şeyi uzun kuyruklu geleneksele yakın bir gelinlikte bulabilir.

Seksi ve gizemli Akrep burcu gelini

Seksi olduğu kadar gizemli de olan Akrep kadınının gelinlik seçimi de bu özelliklerini yansıtacaktır. Bir Akrep gelinin dekoltesi asla vücudun tamamı gösterecek kadar net olmaz. Mutlaka hayal tül ile dekolte verir. Seksiliğinden asla vazgeçmez. Akrep burcu gelini bu tarzını tek parça Fransız dantelinden tasarlanan uzun kuyruklu gelinlik modellerinde bulabilir.

Özgürlükçü Yay burcu gelini

Özgürlüğüne tutkuyla bağlı olan Yay burcu gelini, gelinlik seçiminde de ayağına dolaşacak hiçbir detayı tercih etmez. Bu burcun kadını çoğunlukla iki parçalı gelinlikleri sever. Hatta son yılların modası hafif göbek dekolteli gelinlikler sanki Yay burcu için tasarlanmıştır. Sade ve zarif bir model ile arz-ı endam edeceği için dantel ve saten kumaştan vazgeçmez. Hayatının merkezine rahatlığı koyan Yay gelinine üst bedeni ile alt bedeni ayrı olan düz kesim gelinlik modellerini tavsiye ediyoruz.

Geleneksel Oğlak burcu gelini

Gelenekselliği ile her daim adından söz ettiren Oğlak gelini, her zaman kraliyet gelinliklerine en yakın seçimi yapar. Çoğunlukla ipek saten ya da ipek taftadan uzun kuyruklu ve neredeyse minimum dekolteli gelinlik seçimleri bu burca aittir. Royal Wedding gelinliklerinin tümünü Oğlak burcu gelinlerine tavsiye edebiliriz. O nedenle kırık beyaz, kayık yaka ve prenses kesim gelinlikler bu burç için mükemmel bir seçim olacaktır.

Farklı detaylarıyla Kova burcu gelini

Sıradanlık asla bir Kova burcu gelinine ait olamaz. O mutlaka gelinliğinde farklı olmalıdır. Bir gelinlikte ne kadar farklı olabilirim demeyin. Kova burcu gelini ince askılı bir gelinliğe öyle bir üst diktirir ki çoğu zaman gelinlikçileri bile hayrete düşürür. Balık kesim bir gelinliğin üzerine şifondan V yaka manşet kollu bir tasarım yaptırarak kimsenin düşünemeyeceği bir seçim yapabilir. Üstelik gecenin ilerleyen saatlerinde şifon kısmını çıkartarak geceye yine farklı devam edebilir.

Peri masallarına layık Balık burcu gelini

Peri masallarına layık bir gelinlik arayışında olan Balık burcu gelinine prenses kesim, dantel kumaş ve dekoltesiz gelinlik modellerini öneriyoruz. Balık burcu romantik tarzını mutlaka dantel kumaş ile vurgulamalıdır. Çünkü bu ona hem sadelik hem de masumiyet katacaktır. Gelinliğine biraz ışıltı katmak isterse dantel deseninin üzerine yer yer inci işlemeler yaptırabilir. Ayrıca prenses kesim eteğinin üst beden ile birleştiği yerde mutlaka kemer ya da kuşak kullanmaya özen göstermesini tavsiye ediyoruz.

Terleme sorunu kariyeri etkiliyor

- 31 Ocak 2020 Cuma No Comments
Terlemek gayet normal ve sağlıklı bir durum. Ancak aşırı terleme kişilerin hem sağlıklarını hem de günlük yaşamlarını olumsuz etkiliyor. Cerrahi tedavi yöntemleriyle bu sorundan kurtulmak mümkünken bazı alışkanlıkların değiştirilmesi ve kullanılan ürünlerin türü de terlemenin azalmasına yardımcı olabiliyor. 

İstinye Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gün Murat Eyüboğlu, aşırı terleme konusunda önemli bilgiler paylaştı.

Aşırı aktivite veya çevre ısısının yüksekliğine bağlı olarak ısınan vücudun ısı seviyesini ayarlaması için terlemesi gerekir. Terlemek (hidrosis) sağlıklı olduğu kadar gerekli bir mekanizmadır. Isı seviyesini ayarlamak için gerekenden daha fazla terlemeye ise aşırı terleme (hiperhidrosis) denir. İstinye Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Dr. Gün Murat Eyüboğlu, genellikle çocukluk çağı ya da ergenlik dönemde başlayan aşırı terleme sorununun nedenleri, tedavi yöntemleri ile ilgili şunları söyledi;

Aşırı terleme vücudun her tarafında olabilmekle beraber en sık yüz, el ayası, koltuk altı ve ayaklarda gözlenmektedir. Tüm vücuttan gözelenen terleme; kanser, ilaç kullanımı, metabolik ve hormonal hastalıklar (özellikle tiroid bezi), mikrobik hastalıklar, menapoz, düşük kan şekeri, diabet, kalp krizi, sinir sistemi hastalıkları gibi nedenlere bağlıdır. Sebebi bilinmeyen aşırı terleme ise sempatik sinir hücrelerinin kontrolsüz ve aşırı çoğalması, ter bezlerinin dağılımındaki hata ya da damar anomalileri nedeniyle olur.

EN ÇOK JAPONLAR TERLİYOR
Aşırı terlemenin görülme sıklığı konusunda yaş ve cinsiyet farkı yoktur. Sadece bölgesel aşırı terleme, genel aşırı terlemeden farklı olarak çocukluk ya da ergenlik dönemde başlar. Hastaların yüzde 60'dan fazlası terlemenin başladığı zamanın hatırlayamayacağı kadar küçük yaşlarda olduğunu belirtmiştir. Japonlarda diğer ırklara göre daha fazla görüldüğü gözlenmiştir.

TERLEMEK SOSYAL İLİŞKİLERİNİZİ ETKİLEYEBİLİR
Aşırı terleme sorunu yaşayan kişilerde, artan ortam ısısı ve aşırı stres terleme oranını artırabilir. Özellikle ellerin ve koltuk altlarının sık sık ıslanması kişinin yaşam kalitesini düşürür ve günlük aktivitelerini kısıtlar. Hatta bu sorunu yaşayan kişiler bilinçli ya da bilinçsiz olarak kariyer tercihini ve arkadaş seçimini değiştirirken, bireysel aktivitelerini kısıtlar. Cep telefonu kullanımından el sıkışmaya kadar çeşitli basamaklarda özel ve sosyal hayatı etkilenir. Örneğin; yanında sürekli peçete ve yedek kıyafetler taşır, sosyal ortamlardan uzak durmaya çalışır.

BUNLARI YAŞIYORSANIZ…

  • El sıkışmak konusunda sıkıntı yaşıyor hatta bu nedenle yeni biriyle tanışmaktan çekiniyorsanız,
  • Kıyafetlerinizin kenarı elinizi sildiğiniz için sürekli kirleniyor ve renk değiştiriyorsa,
  • Bilgisayar, telefon kullanmakta ve yazı yazmakta zorlanıyor ve yanınızda sürekli elinizi silecek bir şeyler taşıyorsanız,
  • Kapı tokmaklarını çevirirken zorlanıyorsanız,
  • Yanınızda yedek kıyafetler taşıyorsanız,
  • Sosyal hayatınız ve psikolojiniz bu durumdan etkilenmeye başladıysa, tedavi olmanız gerekir.

Kış mevsiminden korkmaya gerek yok

- 13 Ocak 2020 Pazartesi No Comments
Sabri Ülker Vakfı, soğuk kış aylarında yeterli ve dengeli beslenmenin önemini vurguluyor ve kışı daha sağlıklı geçirmek için neler yapılması gerektiğine dair önerilerde bulunuyor.

Havaların soğumasıyla birlikte, evde ve kapalı alanlarda geçirilen zaman artarken fiziksel aktivitelerimiz azalıyor, yaşam tarzımızın yanı sıra beslenme alışkanlıklarımız da değişiyor. Özellikle yetersiz beslenmeden ve soğuk havalardan dolayı bağışıklık sistemimiz güçsüzleşiyor. Aslında kış mevsiminden korkmaya gerek yok.

Besin değeri yüksek gıdalar tüketerek ve dengeli beslenerek kışı çok rahat atlatabilir, hastalıklara karşı korunabiliriz. Sabri Ülker Vakfı, "Kış aylarında daha sağlıklı beslenmek için hangi gıdaları tüketmeliyiz, hasta olmamak için nelere dikkat etmeliyiz" gibi soruların cevabını veriyor.

Kışın vazgeçilmezi: Taze meyve ve sebzeler
Enfeksiyondan ve soğuk algınlığından korunmanın yollarından biri, bağışıklık sistemini destekleyen taze meyve ve sebzeleri tüketmektir. Ara öğünlerde tüketilen taze meyve ve sebzeler vitamin ve mineral kaynağıdır. Bu besinler aynı zamanda kış aylarında hareketsizliğe bağlı olarak sindirim sorunları yaşanların da sindirim sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur. Portakal, mandalina, greyfurt gibi turunçgiller ile nar, elma, ayva ve muz gibi meyveler; maydanoz, ıspanak, pazı gibi yeşil yapraklılar ve lahana, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası gibi sebzeler, kış mevsiminin bize sunduğu ve bağışıklık sistemimizi güçlendiren besinlerdir. Çocukları taze meyve ve sebze yemeye teşvik etmek amacıyla beslenme çantalarına sevdikleri kış meyveleri konulabilir.

Her besinin kendine özgü bir değeri var
Kış aylarında enerji kaybı yaşadığınız için ne yediğinize özellikle dikkat etmelisiniz. Örneğin, demir, çinko, bakır ve selenyum gibi mineraller ile A, E ve C vitaminleri enfeksiyonlar ile mücadelede rol oynar. Kırmızı etler ve yumurta gibi hayvansal kaynaklı besinler proteinin yanı sıra, demir ve çinko kaynağıdır. Baklagiller ve yağlı tohumlar ise demir, çinko ve selenyum için önemli bitkisel kaynaklı besinlerdir. Kırmızı etler A vitamini; havuç ve balkabağı ise A vitamini öncüsü olan beta karotenden oldukça zengindir.

Sindirim sistemi, bağışıklık sisteminin en önemli parçasıdır. Bu yüzden sindirim sistemini etkileyen sorunlar vücudun savunma sistemini de etkileyebilir. Posa, yararlı bakteriler olan probiyotikler ve probiyotiklerin besin kaynağı olan prebiyotikler, sindirim sisteminin sağlığının korunması ve geliştirilmesine katkı sağlar. Yoğurt ve kefir, probiyotiklerin kaynağı olabilen geleneksel besinlerdir. Kereviz, enginar, pırasa ve hindiba gibi kış sebzeleri de prebiyotiklerin iyi birer kaynağıdır.

Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için iyi bir uyku şart
Bu mevsimde soğuk nedeniyle çok fazla hareket edilemiyor. Bu yüzden metabolizma hızı yavaşlıyor ve gecelerin uzamasıyla birlikte geç saatlere yayılan besin ve içecek tüketiminin bir sonucu olarak da vücut ağırlığında artışlara neden olabiliyor. Evde kolaylıkla yapabilen egzersizler gün içinde daha zinde hissetmeye fazla kiloların önüne geçmeye yardımcı oluyor.

6 Adımda Bağışıklığınızı Güçlendirin!

- 4 Aralık 2019 Çarşamba No Comments
Yaşam tarzınızın, sizi mikroplardan, virüslerden ve kronik hastalıklardan koruyan bağışıklık sisteminizi ne kadar etkileyebileceğini biliyor muydunuz? 

Kötü sağlık alışkanlıklarınızı iyi olanlarla değiştirmek, bağışıklık sisteminizi güçlendirmenize yardımcı olabilir. Hastane Derindere İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ergün Kasapoğlu'ndan hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin yollarını öğrendik…

1. Kaliteli ve yeterli uyuyun. 
Yeterli uyumadığınızda soğuk algınlığı gibi sağlık problemleriyle karşılaşma ihtimaliniz yüksektir. Çalışmalar grip aşısını yaptırmış ve düzenli uyuyan kişilerin hastalığa karşı daha güçlü bir koruma geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Yeterli uyku almamak, stres hormonunun daha yüksek seviyelere çıkmasına yol açabilir. Ayrıca vücudunuzda daha fazla iltihaba da neden olabilir.

2. Egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirin. 
Günlük 30 dakikalık yürüyüş gibi düzenli ve yorucu olmayan bir egzersiz yapmaya çalışın. Yorucu olmayan egzersizler bağışıklık sisteminizin enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olabilir. Egzersiz, aynı zamanda vücudunuzun iyi hissettiği kimyasal maddeleri artırabilir ve daha iyi uyumanızda size yardımcı olur.

3. Beslenme şeklinizi gözden geçirin. 
Çok fazla şekerli şeyler yemek veya içmek, bağışıklık sisteminize zarar verir. C ve E vitaminleri, beta-karoten ve çinko gibi besin maddelerinden zengin daha fazla meyve ve sebze tüketerek bağışıklığınızı güçlendirebilirsiniz. Çilek, narenciye, kivi, elma, kırmızı üzüm, lahana, soğan, ıspanak, tatlı patates ve havuç da dahil olmak üzere çok çeşitli parlak renkte meyve ve sebzeler arasından seçim yapın. Soğuk algınlığı veya grip söz konusu olduğunda tavuk suyu çorba iyi bir alternatif olabilir.

4. Stres yönetilebilir bir duygudur; 
Unutmayın! Hayatın bir parçası olarak herkesin biraz stres vardır; ancak uzun süreli stres, sizi soğuk algınlığı başta olmak üzere pek çok hastalığa karşı daha savunmasız hale getirir. Kronik stres, vücudunuzun bağışıklık sistemini baskı altına alan stres hormonlarının akışına maruz bırakır. Stresinizden kurtulmanız mümkün olmayabilir, ancak onu idare etme konusunda meditasyon öğrenmek, daha sosyal olmak; gerektiğinde danışmanlık almak gibi alternatiflerden yararlanabilirsiniz.Stresin azalmasıyla birlikte stres hormon düzeyleriniz düşer; daha iyi uyumaya başlarsınız ve bağışıklık fonksiyonunuz gelişir. Bazı araştırmalar, düzenli meditasyon yapanların daha sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olduğunu göstermektedir.

5. Sosyalleşin. 
Güçlü ilişkiler ve iyi bir sosyal ağa sahip olmak sizin için iyidir. Araştırmalar gösteriyor ki, birkaç yakın arkadaşı veya büyük bir arkadaş grubu olan insanlar daha güçlü bir bağışıklığa sahiptir.

6. Espri anlayışınızı kaybetmeyin. 
Gülmek herkes için iyidir. Vücuttaki stres hormonlarının seviyesini azaltır ve enfeksiyona karşı savaşan beyaz kan hücresini artırır.

Varis hastaları nasıl giyinmeli

- 11 Kasım 2019 Pazartesi No Comments
Yanlış kıyafet seçimi varis hastalığını tetikliyor.

Varis, günlük hayatı oldukça etkileyen hastalıkların başında geliyor. Yarattığı şikayetlerin yanında, tedavi için günlük hayatta yapılması gereken bir takım değişiklikler de hastalığın sıkıcı boyutlarını oluşturuyor.

Günlük iş hayatıyla bağdaşmayacak şekilde sürekli hareketli olma gereksinimi, yazın güneşten uzak kalma tavsiyelerinin yanı sıra giyim ile ilgili bir takım dikkat edilmesi gereken unsurlar, özellikle kadın hastalar için uyulması zor ancak bir o kadar da gerekli kuralları oluşturuyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk varis hastalarının giyim konusunda dikkat etmesi gerekenleri şöyle sıralıyor: "Bacaklardaki pasif ve yerçekimine karşı devam eden toplardamar akımının önünde engel olabilecek her türlü giysiden uzak durmak gerekiyor. Beli sıkı pantolonlar, gereğinden fazla sıkılan kemerler, vücuda form vermek için kullanılan korseler varis hastalığının oluşumunu kolaylaştırıyor ve varis hastalarında şikayetlerin ortaya çıkışını, belirginleşmesini hızlandırıyor.

Topuklu ayakkabılar ise ayrı bir başlıkta incelenmesi gereken bir konu. Sürekli giyilmedikçe ciddi sorunlara neden olmayan topuklu ayakkabılar, her gün ve uzun süre giyilecek olursa bacaklardaki kas gruplarının tam çalışmasını engellediği için toplardamar akımına kasların olumlu etkisini ortadan kaldırmış oluyor. Bu da uzun dönemde kişinin varis hastalığına yakalanma riskini ve hastalık varsa hastalığın ilerleme hızını arttırıyor."

Varis tedavisinde önemli yer tutan varis çorabı kullanımıyla ilgili ise Dr. Cem Arıtürk, "Giyim ile ilgili sorun oluşturan konulardan biri de varis çorapları. Özellikle havaların ısındığı bahar ve yaz aylarında hastaların çorap kullanma düzeni bozuluyor. Çoraptan sıkılma, daralma hissi, terleme gibi sebeplerle çorap giyme düzenini aksatan hastalarda şikayetler belirginleşmeye başlıyor. Bu kadar olumsuzluktan sonra özellikle kadın hastalara bir müjde verelim.

Günümüzde varis çorapları konusunda ürün çeşitliliği oldukça artmış durumda. Varis çorapları artık eskisi gibi renksiz, kötü görünümlü ve sıkıcı değil. Piyasada çok çeşitli markaların her renkte, kalınlıkta ve pek çok kadının estetik kaygılarını karşılayabilecek şıklıkta ürünleri bulunabiliyor" dedi.