Son Yazılar

Son Yazılar
Browsing Category "güzellik"

Gözlerinizdeki parıltı gülümsemenizde

- 31 Mayıs 2020 Pazar No Comments
Özellikle diş taşı, çay, kahve gibi dış etkenlerle sararan dişlerle, dilediğiniz gibi gülümsemek mümkün değil. Peki nasıl etkileyici ve güzel gülüşlere sahip olabilirsiniz?

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, Ağız ve Diş Sağlığı haftasında bir günde nasıl güzel bir gülüşe sahip olabileceğinizi anlattı:

KAMERA İLE ÖLÇÜ ALINIYOR, HATA PAYI KALMIYOR

"Özgürce gülümsemek herkesin hayali. En samimi ve güzel gülüşler için ise şüphesiz dişlerin güzel görünmesi gerekiyor. Sadece bir günde nasıl etkileyici bir gülüşe sahip olunabileceği hakkında merak edilen birçok nokta bulunuyor. Eski geleneksel yöntemlerden biri olan kaşıkla ağız ölçüsü alma işlemi, yerini yüksek çözünürlükteki kameralar ile alınan dijital ölçülere bırakıyor. Bu sayede geleneksel yöntemlerle 10 gün süren işlemler, 3 boyutlu CAD/CAM adı verilen yeni dijital teknoloji ile sadece bir gün gibi kısa bir süre içinde gerçekleştiriliyor.

Estetik diş hekimliği alanında tercih edilen laminate veneer, zirkonyum ve full seramik porselen kronlar gibi işlemler de 3 boyutlu CAD/CAM teknolojisi ile gerçekleştirilebiliyor. Dijital bir yöntem olduğu için, ölçüm hataları minimize edilmiş oluyor."

HASTANIN GÖRÜŞLERİ DOĞRULTUSUNDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILABİLİR

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, diş hekimliğinde devrim yaratan ve kısa bir süre içinde sağlıklı gülüşlere kavuşmanızı sağlayacak olan 3 boyutlu CAD/CAM teknolojisi ile ilgili süreçleri anlattı:


  • Hastanın ağzının, özel bir kamera ile 3 boyutlu ölçüsü alınır.
  • Bu ölçü bilgisayar ortamına aktarılıp diş hekimi ve teknisyen uzmanlığı ile estetik beklentiye uygun olarak tasarlanır.
  • Tasarlanan diş, özel kazıyıcı ünite ile yaklaşık 30 dakikada üretilir.
  • Full seramik porselen kronlar, en iyi kaplamalar veya dolgular; 3 boyutlu yazıcılar ile hatasız olarak hazır hale gelir.
  • Bu süreçlerin hepsinde hastanın beğenisi esas alınır. Estetik bir gülüş için hazırlanacak dişlerin son durumu için dijital mock-up'lar üzerinde hastanın görüşleri doğrultusunda değişiklikler yapılır.
  • Bu yöntem ile dişler henüz hazır hale gelmeden, gerçeğine çok yakın bir örneğinin hastanın beğenisine sunularak daha sağlıklı bir sürecin yaşanıyor olması da dikkat çeken özellikler arasındadır.
  • Bununla birlikte, sürecin ağrısız, bulantısız, hızlı ve yüksek memnuniyet ile sonuçlandığını söylemek mümkündür.
  • Oldukça kısa bir süre içinde dişlerinizde gerçekleştirilecek gülüş tasarımı işlemleri ile siz de hayallerinizdeki güzel gülüşe sahip olabilirsiniz.

Stres saç yolduruyor

- 24 Şubat 2020 Pazartesi No Comments
Günümüzün en çok şikayet edilen ve pek çok sağlık sorunlarına yol açan stres, sadece yetişkinleri değil, çocuk ve ergenleri de derinden etkiliyor. 

Tıpta "tikotilomani" olarak adlandırılan saç ve kıl koparma hastalığının altında stres başta olmak üzere çeşitli psikiyatrik sorunlar yatıyor. Saç ya da kıl koparma davranışı, sınava çalışmak gibi stresli durumlarda, endişe verici anlarda ya da öfkeli zamanlarda artabiliyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, saç ve kıl koparma hastalığının çocuk ve ergenlerde de görülebildiğine dikkat çekti.

Trikotillomaninin çocuğun saç, kirpik, kaş ya da vücüdunda bulunan başka kıllarını yolması ile kendini gösteren bir rahatsızlık olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, "Koparma davranışı öncesi saç ya da kıl yolma dürtüsü oluşur. Tekrarlayıcıdır, çocuk sürekli saç kopartmaz ancak dönem dönem bu davranışı tekrarlar. Nadiren yolunan kılların yendiği de görülebilir" dedi.

Saç dökülmesi ile karıştırılabilir

Çocuğun saçını, kirpiğini ya da kaşını çekerek kopardığını belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, "Öncesinde o bölgede bir kaşıntı hissi hissedebileceği gibi çektikten sonra bir rahatlama sağlar. Kişi istemsiz yapsa da farkında olmasa da bunu yaptığını bilir. Kimi zamanlarda çocuk bunu ailesinden gizliyor olabilir. Bu durumda aile saç dökülmesi ile saç kopartma arasındaki farkı anlamakta zorlanabilir" uyarısında bulundu.

En önemli neden ruhsal sıkıntılar

Trikotillomani hastalığının genetik bir temelinin olduğuna dair çalışmalar bulunduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, "Ancak bu davranışın altta yatan en önemli nedeni ruhsal sıkıntılardır. Sınava çalışmak gibi stresli durumlarda, endişe verici anlarda ya da öfkelendiklerinde artabilir. Hasta stresini azaltmak amaçlı farkında olarak da saçını çekebilir, otomatik adını verdiğimiz farkında olmadan alışkanlık şeklinde de bu davranışı sürdürebilir" dedi.

Trikotilomani hastalığına sahip çocuk ve ergenlerin genellikle görüntülerinden hoşnut olmazlar ve başkalarının durumu fark etmesini istemediklerini belirten Yüksel, dökülen saçı örneğin bere ya da örtü benzeri kıyafetlerle saklamak isteyebileceklerini ifade etti.

Saç ve kıl koparma hastalığının her yaşta görülmekle beraber en sık görüldüğü dönemin çocukluk ve ergenlik dönemleri olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, "Çocukluk döneminde hem erkeklerde hem kızlarda aynı oranda görülebilir. Küçük çocuklarda da görülebildiği gibi en sık başlangıç dönemi erken ergenlik dönemi olan 10-13 yaşları arasındaki yıllardır" dedi.

Başka psikiyatrik rahatsızlıklarla beraber görülebilir

Trikotillomaninin başlı başına bir rahatsızlık olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, "Ancak depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, internet bağımlılığı gibi başka psikiyatrik rahatsızlıklarla birlikte görülme ihtimali vardır. Bununla beraber bu davranış televizyon, bilgisayar karşısında artıyor olabilir" uyarısında bulundu.

Trikotillomani rahatsızlığında karşı konulamayan bir saç yolma dürtüsü oluştuğunu, bu nedenle çocuğun saç ya da kıl yolma isteğini durdurmakta zorlandığına dikkat çeken Yüksel, "Ailenin çocuğun bu davranışı bilerek yaptığını düşünmemesi, bunun bir rahatsızlık olduğunu bilmesi ve tedavi için yönelmesi gereklidir" diye konuştu.

Mutlaka çocuk psikiyatristi muayene etmeli

Trikotillomani rahatsızlığı bulunan çocuğun mutlaka bir çocuk ergen psikiyatristi tarafından muayene edilmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel , "Tedavi ettirilmediği takdirde çocuklarda altta yatan stres etkeni ile baş edememe hali kronik olarak devam edeceği gibi; saç, kirpik, kaş kaybı sonucu bu durumdan rahatsızlık duydukları için sosyal izolasyon, özgüven eksikliği, mutsuzluk gibi ek ruhsal problemler de meydana gelebilir. Eğer çekilen saç yutuluyorsa sindirim sisteminde tıkanıklıklara yol açabilir" dedi..

Tedavi edilebilir

Trikotillomaninin tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, tedavi süreci hakkında da şu bilgileri verdi:

"Çocuk-ergen psikiyatri uzmanı tarafından öncelikle tanı konur, varsa eşlik eden diğer psikiyatrik rahatsızlıklar tespit edilir, altta yatan neden ortaya çıkartılır. Hastanın medikal tedavisi yanında psikoterapi alması da hastalığın gidişatında önemlidir. Psikoterapi seanslarında hastalığı başlatan, arttıran nedenler tespit edilir ve üzerinde çalışılır. Tedavi esnasında aile tutumları da ele alınmalıdır."

Gelinliğe 5 kala fit olma rehberi

- 31 Ocak 2020 Cuma No Comments
Hayatınızın en özel gününe, yıllardır hayalini kurduğunuz o beyaz elbiseyi giymenize sayılı günler kaldı ve siz hâlâ kendinizi hazır hissetmiyorsunuz. Kendinize kızmayı bırakın, hiçbir şey için geç sayılmaz

Sevdiğimizle hayatımızı birleştirdiğimiz o gün, şüphesiz biz kadınların hayatındaki en önemli ve unutulmaz günlerinden biri... Haliyle yıllardır hayalini kurduğunuz bu günde kusursuz görünmek hepimizin hakkı. Gelinliğiniz ister straplez, ister uzun kollu, ister kabarık, ister düz bir elbise formunda olsun, fit bir vücut şart! Dahası o elbiseyle çekileceğiniz fotoğrafların hayat boyu önünüze çıkacağını unutmayın ve hemen harekete geçin. Düğün öncesi kısa sürede vücudunuza özgüven kazandıracak pratik çözüm önerilerini derledik...

Olmazsa olmaz 9 püf nokta
Egzersiz programında en çok kollarınıza, omuzlarınıza ve sırtınıza odaklanın. Çünkü gelinlikte bacaklar daha kolay kamufle olabiliyor.

Koşturmaca içerisinde uzun saatler spor yapmaya vaktiniz olmadığını biliyoruz. En azından günde 15 dakika da olsa evde kalp atışınızı hızlandıracak, ter dökmenizi sağlayacak bir spor programı uygulayın. Merdiven inin çıkın, gidebildiğiniz yerlere yürüyerek gidin. Bu, hayatınızın en stresli dönemlerden birinde kendinizi daha iyi hissetmenizi de sağlayacak.

Zayıf görüneceğim derken şok diyetlerle vücut direncinizi düşürmeyin. Almanız gereken besin öğelerinden ödün vermeyin. Her gün yeterli ölçüde süt, yoğurt, peynir, meyve, sebze, protein, yağ ve karbonhidrat tüketmeye gayret edin.

Bol bol su için. Düğününüzde ışıltılı ve pürüzsüz bir cildinizin olması için, günde 2 litre su içmeye, çay ve kahveyi çok fazla tüketmemeye çalışın. E vitamininden zengin olan bademi ortalama olarak 1 avuç olacak şekilde tüketin.

Düğüne sayılı günler kala tuz tüketiminizi kontrol altında tutun. Çünkü tuzlu gıdalar vücutta su tuttuğu için ödem oluşur. Bu arada uzmanlar düğün stresi ve heyecanıyla gelinlerin sıklıkla kabızlıktan mustarip olduğunu söylüyor. Bunun için bitki çaylarından destek alabilirsiniz.

Bu dönemde uzun süre kendinizi aç bırakmayın ama çok sık ara öğün yapmaktan kaçının. Düzenli uyuyun. Araştırmalar 24.00-04.00 arasında uyumanın, zayıflamaya yardımcı olduğunu söylüyor.

Sürekli oturarak çalışıyorsanız en azından her saat başı yerinizden kalkıp hareket edin. Mesela dizlerinizi kırarak çömelip kalkın. Haftada 1-2 kez kese yapın.

Tatlı krizinde küçük bir parça bitter çikolata yiyin.

Haftada en az 1 gün omega 3 alarak vücut direncinizi artırın. Balık ve ceviz tüketmeyi ihmal etmeyin.

Kollarınızı sıkılaştırın, sırtınızı güçlendirin

1- Triceps
Bu hareketi bir su şişesi ya da dumbell ile yapabilirsiniz. Önce iki elinizle tuttuğunuz ağırlığı ensenize doğru, kollarınızı geriye bükerek yaklaştırın ve derin bir nefes alın. Ardından nefesinizi kontrollü bir şekilde vererek, kollarınız dümdüz olana dek ağırlığı kaldırın. Kollarınızı öne doğru çekmeyin, dirsekleriniz de sabit olsun. Kollarınızı başınızın hizasından aşağı düşürmemeye çalışın. Hareketi doğru şekilde yaptığınızda arka kol kaslarınızın çalıştığını hissedeceksiniz. Bu hareketi 10-15 tekrar ile yapın. Başlangıçta 2, daha sonra 3 set uygulayın. Setler arasında 1 dakika boyunca dinlenin.

2- Biceps
Ön kol kaslarınızı geliştirip kollarınızı sıkılaştıracak olan bu egzersizi 1-3 kilo arası dumbell ile ya da su şişesiyle evinizde kolaylıkla yapabilirsiniz. Önce bacaklarınızı omuz genişliğinde açın. Kollarınız, avuçlarınız dışarıya bakacak şekilde yanlarda olsun. Dirseklerinizi yukarıya kaldırmadan, kollarınızı bükülerek ve derin nefes alarak ağırlığı kaldırın. Dirseklerinizi mümkün olduğunca başlangıç pozisyonundan ayırmayın. Ağırlıkları indirirken nefesinizi verin. Bu hareketi 10-15 kez tekrarlayın. Başlangıçta 2, daha sonra 3 set uygulayın. Setler arasında 1 dakika boyunca dinlenin.

Karın bölgenizi sıkılaştırın

1- Makas
Sırt üstü uzanın. Karnınızı içinize çekin. Bacaklarınızı adeta bir makas gibi kapatıp açın. Bu arada elleriniz kalçalarınızın kenarında ve hafif altında olsun. Bacaklarınız da yukarıda ve parmak uçlarınız ileriyi gösterecek şekilde uzatılmalı. Dizlerinizi bükmemeye ve çenenizi göğsünüze yaklaştırmamaya çalışın. 15 kez tekrar edebilirsiniz. İkinci sete başlamadan 1 dakika ara verin. Çok zorlanmazsanız 3'üncü seti de yapabilirsiniz.

2- Crunch
Düzenli olarak uygulanan crunch ile abdominal kaslar ve üst karın bölgesi gözle görülür şekilde sıkılaşır. Yere sırt üstü uzanın ve dizlerinizi kırın. Daha sonra ayaklarınızı topuklarınızın üstünde olacak şekilde hafifçe kaldırın. Ellerinizi başınızın altına doğru alın ve gövdenizi kürek kemikleriniz havaya kalkacak şekilde kaldırın. Burada önemli olan hareket sırasında kürek kemiklerinizin tamamen havaya kalkması, ayaklarınızın topuklarınız üzerinde yerden kesilmesi ve karın kaslarınızın iyice sıkılması...

Kış güneşi de cilt lekesi yapıyor

- 13 Ocak 2020 Pazartesi No Comments
Cilt lekeleri; özellikle kadınlar için kırışıklık ve yaşla ilgili cilt sorunlarından sonra en sık görülen sağlık sorunlarından biri. 

Cilt lekelerinin oluşumunda, akla sadece güneş ışınlarına direkt temas sonucu gelişen lekeler geliyor. Oysa ileri yaşla birlikte cildin de yaşlanması, doğum kontrol hapı kullanımı, lazer ile peeling ve termal ısı gibi yöntemlerin olması gerektiği şekilde uygulanmaması veya hatalı uygulanması leke oluşumuna yol açabiliyor. Leke tedavisinde bilinçsizce kullanılan krem ve ilaçlar da sorunu tetikleyebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Lütfiye Çoban, cilt lekelerinden korunma yolları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Yüz, yanak ve alın bölgesinde yoğunlaşıyor

"Melazma" adı verilen güneş lekeleri; doğuştan olmayan, sıklıkla yüzde ve yanak bölgesi ile alın ve üst dudağa yerleşen kahverengi görünümde yapılardır. Güneş lekeleri yüzeysel ve derin olarak ikiye ayrılır. Ultraviyole lamba ile güneş lekesinin derinliğini tespit edilebilir. Fakat yüzde görülen her kahverengi oluşum, güneş ışınlarına bağlı olmayabilir. Bu yüzden mutlaka dermatoloji uzmanının muayenesi ile cildin değerlendirilip en uygun tedavinin planlanması gerekir.

Kış güneşi masum değil

Leke tedavisinin başarıyla sonuçlanabilmesinde, yaz mevsiminde olunmasa bile güneşten korunmanın devam etmesi büyük önem taşır. Evden dışarı çıkılmasa da güneş kremi sabah yüz temizlendikten hemen sonra sürülüp, öğlen ve ikindi vakti tekrar edilmelidir. Ayrıca gebelik ve doğum kontrol ilaçlarının kullanımında, ağda gibi epilasyon işlemlerinden sonraki günlerde güneşten sakınmak ve güneş koruyucu ürün kullanmak çok önemlidir.

Cilt lekelerine neden olan 6 faktör;



  • Sir ağda
  • Lazer epilasyon
  • Bazı akne tedavilerinde kullanılan ilaçlar
  • Doğum kontrol ilaçları
  • Gebelik
  • Hormon tedavileri

Hastaya özel leke açıcı yöntemler

Lekelerin tedavisinde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Yüzeysel güneş lekeleri tedaviye daha iyi yanıt vermektedir. Başarılı sonuca ulaşmak için hastanın cilt tipi, ten rengi, eşlik eden hastalıkları, genetik yapısı ve yaşam şekli kadar lekenin derinliği ve yapısı da önemlidir. Hastaların bir kısmında bazı leke açıcı kremler yeterli olurken bazı hastalarda peeling veya lazer gibi işlemlere ihtiyaç duyulur. Bu amaçla en sık uygulanan işlem, meyve asitleri ile yapılan glikolik asit peelinglerdir. 2-4 hafta aralar ile yapılan peelingler derinin üst tabakalarındaki lekeli bölgenin pullanıp dökülerek soyulmasını sağlar.

Lazer uygulaması ile lekeyi hedefleyen tedavi

Peelinglere göre daha derin bir soyulma gerektiği zaman ise fraksiyonel lazer uygulamaları da leke tedavisinde kullanılmaktadır. Fraksiyonel lazerler, son yıllarda deriyi soyma işleminde, hekime ve hastaya büyük kolaylık sağlamıştır. Her leke türünde oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Fraksiyonel lazerler dışında farklı dalga boyuna sahip özellikte lazerler de deride soyulmaya neden olmadan yalnızca leke bölgesine etki ederek, çil ve yaşlılık lekesi şeklindeki bazı oluşumların tedavisinde kullanılmaktadır.

C vitamini takviyeleri lekelenmeyi önleyebiliyor

Leke tedavisi esnasında cilt çok daha hassas ve lekeye yatkın hale gelir yeterli korunmazsa lekeler daha da artar. Bu yüzden tedavilerin özellikle güneşin etkisinin azaldığı sonbahar ve kış aylarında yapılması daha uygundur. Tedavi bitmiş olsa dahi lekelerin tekrar etmemeleri için dört mevsim düzenli bir şekilde yüksek faktörlü güneş kremlerinin kullanılması gerekir. C vitamini takviyeleri ve antioksidan farmasötikler kullanarak ciltte leke oluşumu baskılanabilir. Güneş ışınlarının yakıcı etkisinin azaldığı sonbahar aylarında doktor önerisiyle leke tedavisine başlanabilir.

Kış Aylarında Saç Bakımı

- 9 Aralık 2019 Pazartesi No Comments
Güzelliğin ve bakımın göstergesi olan saçlarınıza ne kadar önem gösteriyorsunuz? Özellikle yaz boyunca deniz, havuz ve güneş nedeniyle yıpranan, pürüzlenen, kırılan saçlarınızı hava koşullarının daha da ağırlaştığı kışa hazırladınız mı?

Hisar Intercontinental Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Funda Ataman'dan kış aylarında saç bakımının nasıl yapılması gerektiğini öğrendik…

Saçlarım Sağlıkla Parlasın Diyorsanız…

• Saçınızı seyrek yıkayın. Fazla yıkamak saçı kurutur, kırılarak yıpranmasına neden olur. 3 günde bir yıkamak büyük şehir yaşamanın kirli havasında zorunludur. Temiz bir çevrede yaşama olanağınız varsa bunu 5 günde bire çıkarabilirsiniz.
• Ergenlik çağındaysanız ya da yağlı ve kepekli bir saçınız varsa saçınızı 2 günde bir yıkamanız gerekir.
• Saç dipleri ve saç üzerinde yer alan asit ve koruyucu lipit tabakayı erittiği için saçınızı çok sıcak suyla yıkamayın. Ilık suyu tercih edin.
• Saç kurutma makinesini yüksek sıcaklıkta çalıştırmayın. Yüksek sıcaklık, fön çekmek ve aşırı sıcak maşalarla saçı şekillendirmek zararlıdır.
• Saçınızı çok gergin bağlayan ağır toka ve taçlar kullanmayın. Bu şekilde kullandığınız toka ve taçlar saçlarınızın köklerinden çekilmesine ve kopmasına neden olur.
• Saçınızı sabunla yıkamayın. Sabun alkali içerdiği için cildi kurutarak mantar ve bakteri üretimine neden olur.
• Saçlı deri tipinize (normal, kuru, yağlı) göre şampuan seçin.
• Saçınızda sedef, ekzema gibi özel bir hastalığınız varsa ya da dökülme gibi bir problem yaşıyorsanız dermatoloğunuzun önereceği kükürt ve katran içeren; mantar ve bakterilere karşı koruyucu özelliği olan ilaçlı şampuanları kullanın.
• İkisi bir arada şampuanları kullanmayın. İkisi bir arada şampuanların kullanımında saç kremi saçta kalması gerektiğinden daha az süre kaldığı için nemlendirme etkisi yeterince olmaz.
• Saçınız çok kuruysa 10 günde bir maske uygulayın.
• Saç dökülmeniz yoğunsa saçınızı beslemek için dermatoloji uzmanınızın önerdiği biotin, çinko, selenyum, metionin, E, B, D vitaminlerini içeren destek ilaçları kullanın.

Kuru Saçlar İçin Nemlendirici Saç Maskesi
Malzemeler
Yarım su bardağı saf zeytinyağı
10 damla limon
Yarım su bardağı saf zeytinyağına 10 damla limon sıkarak hazırladığınız karışımı tüm saçınıza dipten uca kadar uygulayın. Yarım saat beklettikten sonra ılık suyla 1 defa şampuanlayarak yıkayın.

Yağlı Saçlar İçin Nemlendirici Saç Maskesi
Malzemeler
Yarım su bardağı su
Yarım su bardağı elma sirkesi
Yarım su bardağı su ve elma sirkesini karıştırarak tüm saçınıza dipten uca kadar uygulayın. Yarım saat beklettikten sonra ılık suyla 1 defa şampuanlayarak yıkayın.

Yıpranmış Saçlar İçin Nemlendirici Saç Maskesi
Malzemeler
Yarım su bardağı badem yağı
2 yumurta sarısı
10 damla limon
Tüm malzemeleri karıştırın. Hazırladığınız karışımı tüm saçınıza dipten uca kadar uygulayın. Yarım saat beklettikten sonra ılık suyla 1 defa şampuanlayarak yıkayın.

Akne tedavisinde özel yöntemler

- 4 Aralık 2019 Çarşamba No Comments
Akne, her yaş grubunda, yüzdeki izlerin en yaygın sebebi olarak gösteriliyor. Ergenlik döneminde görülen akneler özellikle gençlerin yaşam konforunu olumsuz etkiliyor. 

Akne bazen yaşam boyu tedavi gerektiren kronik bir sorun haline gelebiliyor. Bu nedenle tedavinin doktor kontrolünde ve düzenli olarak devamının yanı sıra gerektiğinde iz oluşumunun engellenmesi için yapılacak işlemler de önem taşıyor. Kış ayları da akne tedavileri için en uygun zaman olarak gösteriliyor. Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Ayşenur Banu Çağlar, akne tedavileri hakkında bilgi verdi.

Aknede öncelik tedavi ve izlerin engellenmesi

Akne, derinin kronik bir hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde başlar. Alevlenmeler ve yatışmalar ile uzun yıllar devam eder ve sonrasında kendiliğinden geriler. Akne tedavisinde sivilcelerin gerilemesi ve sonrasında oluşabilecek izlerin engellenmesi amaçlanmaktadır. Tedavi hastalığın şiddetine, hastalığın tutulum alanına, hastanın yaşına ve hastanın tercihine göre değişir. Topikal tedaviler, sistemik tedaviler, peelingler tedavide tercih edilmektedir.

Kişiye göre uygun tedavi planı

Akne tedavisinde uygulanan topikal tedaviler; krem, jel, pomad ya da losyon formunda olabilir. Yalnız uygulandıkları alana etki gösterir, ayni zamanda yeni sivilce gelişimini de engelledikleri için sadece sivilceler üzerine değil etkilenen tüm alana uygulanmaları gerekir. Tek başına topikal tedaviler hafif şiddetteki akne hastalarında tercih edilir. Orta ve şiddetli akne hastalarında ise sistemik tedaviler ile birlikte uygulanır. Orta ve şiddetli akne hastalarında çoğunlukla antibiyotikler, izotretinoin ya da hormon gibi tedavileri seçenekleri tercih edilir. Antibiyotik tedavileri çoğunlukla 3 ay sürer. Tedavi etkinliğini artırmak için pek çok tedavi seçeneği bazen kombine edilerek kullanılır.

Aknede hormon tedavisi ne zaman tercih edilir?

-Adet düzensizliği olanlarda
-Adet öncesi dönemlerde akne şikayetleri artan kişilerde
-Çene ve boyun bölgesinde akneleri olan hastalarda
-30'lu yaşlarda şikayetleri başlayan hastalarda
-Polikistik over hastalarında
-Doğum kontrolü planlayan akne hastalarında
-Diğer tedavilere dirençli hastalarda tercih edilebilir.

İz kalma riski yüksek hastalar için farklı tedaviler

Orta ve şiddetli akne hastalarında izotretinoin tedavisi kullanılabilir. İz riskinin yüksek olduğu hastalarda ilk tedavi seçeneği olabilir. Tedavinin en az altı ay boyunca kullanılması ve yeni sivilce çıkışı tamamen durduktan en az 2 ay sonrasına kadar tedaviye devam edilmesi gerekmektedir. Yaz aylarında deri kuruluğunda artış olacağı için tedavi başlangıcında kış ayları tercih edilmektedir. Ancak yaz döneminde de düşük dozlarda tedaviye başlanılabilir.

Peelingler tedavide etkin

Topikal tedavilerin yetersiz kaldığı ancak sistemik tedavilerin de yan etkileri nedeniyle uygulanamadığı hastalarda peelingler ve maskeler tercih edilebilir. Peelingler derinin kontrollü olarak soyulmasını ve yeniden yapılanmasını sağlayan kimyasalların deriye uygulanmasıdır. Aknenin şiddetine göre tek başına ya da diğer tedavilere ek olarak başvurulur.

İzleri ortadan kaldıran seçenekler

Oluşmuş akne izlerinde CO2 ve Er: YAG gibi ablatif lazerler, nonablatif lazerler, mikroiğneleme, radyofrekans sistemleri, kimyasal peelingler, dolgu maddeleri kullanılabilmektedir. İzlerin tipi, hastanın deri rengi, hastanın beklentileri, tedavi maliyeti, yan etki profili tedavi seçimini belirlemektedir. Akneli ciltlerde o cilt için uygun olan temizleyiciler ve su bazlı yağsız nemlendiriciler tercih edilmelidir. Sivilcelenmelere bağlı lekelenmeleri engellemek amacıyla güneş koruyucular kullanılmalıdır.

Nereden Çıktı Bu Lekeler?

- 11 Kasım 2019 Pazartesi No Comments
'Güneş güzele vururmuş' derler. Söz güzel, hatta söz konusu kadınlar olunca böylesi bir iltifat günün stresini alır götürür. Peki gerçekten "Güneş güzele mi vurur", yoksa güzelde leke mi yapar? 

Saç, Cilt Bakımı ve Güzellik Uzmanı, Eğitmen Master Figen Aktosun, ışıl ışıl güzelliğimize gölge düşüren lekeleri ve çaresini anlattı. Medikal uygulamalarda "Altın iğne RF Uygulaması SCARLET S., Fraksiyonel Lazer Uygulaması, Dermapen Uygulaması ve Kimyasal Pealing" hayat kurtarıcı olurken, basit lekelenmeler için de dört doğal maske önerimiz var.Evet haber sizi çağırıyor, ha bu arada güneşle aranıza mesafe koymayı unutmayın!

Güzel, ışıl ışıl bir cilt bütün kadınların en büyük arzusu ve ne yazık ki, lekelerden ötürü en büyük kabusudur. Peki, kusursuz bir görüntünün önündeki en büyük engel olan lekeler nasıl oluşuyor? Aynı zamanda daha yaşlı görünmemize neden olan lekelerden kurtulmak için neler yapmalıyız? Medikal uygulamalar nelerdir? Hepimizin mutfağında bulunan malzemelerle doğal leke giderici kürler nelerdir?

Evet soru çok, cevaplar ise Saç, Cilt Bakım ve Güzellik Uzmanı, Eğitmen Master Figen Aktosun'dan.

Nereden Çıktı Bu Lekeler?

Deriye rengi melanin adı verilen pigment hücrelerin verdiğini söyleyerek söze başlayan Master Figen Aktosun, yüz ve eller başta olmak üzere vücutta yaşanan lekelenmelerin nedenlerini şöyle maddeliyor:

Güneşe fazla maruz kalmak,
Hamilelik döneminde yaşanan hormonal değişimler,
Sivilcelerin vücutta bıraktığı renksel koyuluklar,
Kortizon içerikli ilaçlar,
Ailesel (genetiksel) faktörler,
Doğuştan gelen pigmentasyon hastalıkları, (Leucoderma gibi)
Vitiligo (En sık görüldüğü bölgeler yüz, göz, ağız, burun çevresi, el sırtları, meme uçları, diz ve dirsekler)

Her Leke Masum Değil!

Kadınların lekeler konusunda çok hassas olduğunu, bunun erkeklerin bu durumu göz ardı ettiği anlamına gelemeyeceğini dile getiren Aktosun'un bir de önemli uyarısı var: "Bu cilt lekelerinin bazıları önemli sağlık sorunlarına neden olabileceği için uzman dermatoloji doktorları tarafından takip edilmeleri gerekir. Benim tavsiyelerim her hangi bir sağlık sorununa neden olmayan ancak görüntü olarak kişinin mutsuz olmasına neden olan lekelenmelere dairdir."

Aman Güneşe Dikkat!

"Güneş güzele vururmuş" sözü bir hoşluk olarak hayatımızda yer almaya devam etsede lekelenmelerin ana nedenlerinden biri olarak orta yerde duruyor. Master Figen Aktosun, güneş lekelenmelerini önlemek için şu tavsiyelerde bulunuyor: "Cildimizi güneşin zararlı UVA ve UVB ışınlarından korumamız gerekir. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde güneşe çıkmamalıyız. Cildimize güneş koruma faktörlü yüksek kremler sürmeliyiz. Şapka hayatımızın özellikle güneşi yoğun hissettiğimiz mevsimlerde en önemli aksesuarımız olması gerekir. Güneş gözlüğü de aynı şekilde çok önemli. Ve ben bütün mevsimlerde güneş gözlüğü kullanılması taraftarıyım. Çünkü göz çevremizdeki cilt tabakamız oldukça ince ve yıpranması, kırışması çok daha hızlı ilerliyor."

Lekeleri Sorun Olmaktan Çıkaran Medikal Uygulamalar

Hamilelik kaynaklı lekelenmelerin genellikle alında, yanakların orta kısmında ve seyrek olarak da üst dudak ve boyunda oluştuğunu, nedeninin ise östrojenlerin melanin sentezini stimüle etmesi olduğunu aktaran Aktosun, güneşe mazur kalındığında bu lekelenmelerin yoğunlaştığına dikkat çekiyor.Sivilcelerin geçtikten sonra geride iz ve lekelenmeler bıraktığını, aynı şekilde kortizon içerikli kimi ilaçlar ile doğum kontrol haplarının benzer lekelenmelere neden olduğunu dile getiren Aktosun, kimi medikal uygulamalarla kahverengi lekelerin sorun olmaktan çıktığını ifade ediyor.

Aktosun, kesin sonuç alınacak medikal uygulamalardan bazılarını şöyle maddeliyor:

Altın iğne RF Uygulaması SCARLET S.
Fraksiyonel Lazer Uygulaması
Dermapen Uygulaması
Kimyasal Pealing
Aktosun, bu uygulamaların mutlaka deneyimli kadrosu ile isim yapmış kurumlardan alınması gerektiğini, medikal uygulama temelli tedavilerin Eylül-Nisan döneminde yapılmasının uygun olacağını kaydediyor.

Leke Savar Doğal Maske Tarifleri

Medikal uygulamaların yanı sıra doğal kürler konusunda da uzman olan Master Figen Aktosun, herkesin mutfağında bulunan malzemelerle yapılabilecek doğal maske tarifleri de verdi.Basit lekelenmeler için kullanabileceğiniz tarifler şu şekilde:

  • Bir tatlı kaşığı karbonat, bir kaşık vazelin, bir yumurta kabuğu (toz haline getirilecek), orta boy patatesin yarısının suyu. Bütün bu malzemeler bir cam kasede karıştırılır, maske şeklinde yüze sürülür. 25 dakika bekletilir, sonrasında ovularak çıkarılır. Sonrasında güneş kremi sürülür.
  • Bir patates rendelenir. İçine bir kaşık bal, bir kaşık yoğurt karıştırılır. Yüze sürülür ve 15 dakika bekletilir. Gül suyuyla silinir. Sonrasında güneş kremi sürülür.
  • Üç kaşık soda, toz haline getirilmiş bir yumurta kabuğu, bir kaşık karbonat, yarım kaşık limon. Bütün malzemeler cam bir kasede karıştırılır ve lekelere sürülür. 20 dakika bekletildikten sonra ovularak çıkarılır. Sonrasında güneş kremi sürülür.
  • 60 gün boyunca uygulanmasını önerdiğimiz bir diğer kür ise şöyle: Her akşam, tüm yüzünüz ve göz altları dahil, limonun dışındaki suyla silinir. Ve yüzde bırakılır. Limonun dışındaki perventin asit çalışır ve ciddi sonuçlar elde edilir.

Genç ve güzel kalmak herkesin hakkı

- 18 Ekim 2019 Cuma No Comments
Güzellik kavramı, kişiden kişiye değiştiği gibi ülkeden ülkeye de değişiklik gösteriyor. Bazı kültürlerde büyük göz makbulken bir başka kültürde burun güzelliği ön planda. Ancak yoruma açık olan güzellikte değişmeyen tek bir şey varsa o da genç kalma isteği. 

Şüphesiz hepimiz genç görünmek istiyoruz. Genç kalabilmek için kremler kullanıyor, bakımlar yaptırıyor, hatta estetik ameliyatlara başvuruyoruz. İyi ve genç görünmek için bu kadar çaba sarf ediyoruz. Peki, içilen sigaranın, kullanılan uygunsuz kozmetik ürünlerin cildimize ne kadar zarar verdiğinin farkında mıyız? Yaşam koşullarımızda yapacağımız birtakım değişikliklerle yaşlanmayı geciktirebiliriz. Peki, nasıl mı? Liv Hospital iç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aslı Çurgunlu anlattı.

KOMŞUNUZUN KREMİNİ KULLANMAYIN

Kozmetik bir ürün kullanacaksanız örneğin nemlendirici, anti-aging, gözaltı ve göz üstü kremleri mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurmanız gerekir. Çünkü kuru cilde sahip bir kişi yağlı ciltler için uygun olan bir ürün alırsa cildi daha da kurur ve daha erken yaşlanır. Tam tersi yağlı cilde sahip biri kuru ciltler için olan bir ürünü aldığında cildi daha da yağlanır. Bu da sivilcelenmeye neden olur. Sonuç olarak kozmetik ürünlerin gücünden faydalanabilmek için mutlaka bir uzmana başvurulmalı.

SİGARA CİLDİ KIRIŞTIRIR

Sigaranın cilt düşmanı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü sigara cildin elastikiyet kaybına neden olur. Aynı zamanda cildin kırışmasına ve sarkmasına yol açar. Sigaranın miktarı ise bu anlamda pek de önemli değil. Kişi ne kadar çok sigara içiyorsa o kadar zararlıdır ama gün içerisinde içilen tek bir sigara bile cildi yaşlandırmak için yeterlidir.

UYKU DEYİP GEÇMEYİN

Düzenli uyku, sağlıklı bir cilde sahip olmanın olmazsa olmazıdır. Düzenli uyuyan, dinlenmiş kişilerde cilt daha sağlıklı görünür ve yaşlanma daha geç olur. Düzensiz uyku alışkanlığı veya az uyumak da cildi yıpratan önemli faktörlerden bir tanesi.

GEREKSİZ CİLT BAKIMINDAN UZAK DURUN

Cilt bakımı ve peelinglerin doktor kontrolü altında yapılması gerekir. Epilasyon için uygunsuz seçilen lazer de ciltte hem lekelenme hem de damarlanma yapar. Bu nedenle her cilt tipi için seçilecek lazer farklı olmalı. Ayrıca lazer de doktorun karar vermesi gereken önemli uygulamalardan bir tanesi.

YANLIŞ DİYETLER YAŞLANDIRIYOR

Sağlıklı bir cilt için dengeli beslenmek önemli bir faktördür. Sık yapılan diyetler, cilt, saç ve tırnak sağlığı açısından önemlidir. Çünkü diyet dönemlerinde aşırı zayıflama, yetersiz ve dengesiz beslenme, cildin soluk ve donuk görünmesine yol açabilir, erken yaşlanmaya neden olabilir. Aşırı şekerli ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak gerekir. Çünkü bunlar birtakım hormonal dengeleri bozarak, cildin yaşlanmasını ya da görünümünün kötü olmasına yol açabilir.

STRESE GEÇİT VERMEYİN!

Stresten mümkün olduğunca uzaklaşmaya çalışın. Çünkü stres kan dolaşımında olduğu gibi deride de birtakım hormonal değişiklikler yapar. Bu da cildin onarım mekanizmalarını bozar ve cildi daha çabuk yaşlandırabilir.

ÇEVRESEL FAKTÖRLERİ GÖRMEZDEN GELMEYİN

Toksinler ve hava kirliliği de cilt sağlığımızda önemli rol oynar. Çevreden uzak kalmak çok mümkün değil ancak bu tip ortamlara çok maruz kalıyorsanız, cildinize uygun bakımlar yapmalısınız. Kimyager, inşaat mühendisi, mimar, trafik polisi gibi çevresel faktörlere maruz kalan kişilerin cildi koruyan ürünler kullanması önerilir.

KIŞIN DA GÜNEŞ KORUYUCU KULLANIN

Cildin yaşlanmasına neden olan en büyük dış faktör güneştir ve uzun süreli güneş hasarı cildi en çok yaşlandıran sebep olarak bilinir. Özellikle 25 yaşa kadar alınan yoğun güneş, 40'lı yaşlardan sonra hem kırışıklık hem de lekelenme olarak bize geri döner. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için sadece yazın değil, kışın da güneş koruyucu kremler kullanın.